Tekrar merhaba,
Turkcell staj günlükleri yazı dizisine 5. gününde devam ediyoruz. Bu makalede 4. ve 5. günü birlikte alacağım, çünkü 5. günde (06.07.2007) 4. günkü sunumun devamı yapıldı.
Turkcell'deki hayatımız artık yavaş yavaş rutinleşmeye başladı. Sabah gel kahvaltı et, sonra öğlene kadar bilgisayar başında otur -ki bu esas çalıştığımız saat- öğle yemeğinden sonra bir sunum ve daha sonrasında kalan yaklaşık 2 saatlik vakitte biraz sunum üzerinde çalışma yapıyorum ve blog yazılarını hazırlamaya çalışıyorum.
4. gün (05.06.2007), öğleden sonra Mert İNAN'ın "Transaction Management" sunumunun ilk bölümü vardı. Oracle için çok önemli bir kavram, daha doğrusu DBMS'ler için çok önemli bir kavram transactions. Transaction mantığı, DBMS'leri birbirinden ve file system'den ayıran kavramlardır. İmplementasyona göre farklılık gösterir genelde, o yüzden bir DBMS'i öğrenmeye başladıysanız, onun transaction mantığını da başlarda öğrenmeniz gerekir.
İki parça olan sunum, Mert İNAN'ın anlatımıyla gayet verimli geçti. Transaction kavramı, Commit, Rollback, Savepoint, Autonomous Transactions, Redo-Undo gibi kavramlar hakkında bilgi sahibi olmamızı amaçlıyordu, elbette bu makalenin amacı da bu olacak :)
(Update on 13.07.2007)
Ek kaynak olarak, geçen senelerde yine Turkcell staj dönemlerinden birinden kalma, Ergin ERANT'ın çok güzel bir sunumu var. Demolarla zenginleştirilmiş, çok hoş. Redo-undo konularının önemini Tonguç bey bir kez daha bizimle paylaştı bugün (13.07.2007). Tonguç bey'in önerisiyle bunu da bu makaleye ekliyorum. Bu sunumu da buradan indirerek gözden geçirmenizi tavsiye ederim.
Sunumun ilk parçasını buradan indirebilirsiniz. Sunumla ilgili notlarımı aktarayım:
● İlk parçada, Introduction to Transaction Management, Overview of Transaction Management ve Introduction to Autonomous Trasnactions kısımları işlendi, ikinci günkü parçada workshop tarzı örnekler yaptık.
● Transaction'ı bir veya daha fazla SQL komutu içeren mantıksal bir birim gibi düşünebiliriz. Önemli olan, bu SQL komutlarının atomik olarak çalıştırılması, yani ya hepsi birlikte gerçekleştirilecek, yada hiçbiri gerçekleştirilmeyecek. Mert bey bunu "Tek celsede yapılması gereken iş" olarak tanımladı. Klasik bir örnek vardır, bu örnek özerinden anlatmak daha kolay: Bankadan para transferi. Para bir hesaptan diğer hesaba aktarılacak, bunun ard arda üç SQL ile yapıldığını düşünelim. Birincisi, ilk hesaptan transfer edilecek mktarı düşüyor, ikincisi ikinci hesaba parayı yatırıyor, üçüncüsü de hesap hareketleri bilgisini kaydediyor olsun. Bu üçü birlikte gerçekleştirilmeli, veya hiç gerçekleşmemeli. Örneğin, parayı ilk hesaptan çekip ikinciye yatırırken hata alırsak, ilk işlem geri alınarak para hesaba geri yatırılmalı. Tabi bu işlemler esnasında, hepsi tamamlanmadan önce hesapların bakiyeleri eski bakiye olarak görünmeli. İşte bir transaction, bu işlemlerin gruplanarak atomikleştirilmesini sağlıyor.
● Oracle'da transaction kullanımı zorunlu, yani Oracle'da tek bir SQL komutu çalıştıracak olsak da bunu bir transaction'ın içinden yaparız. Sunucudan bir oturum açtığımızda(bağlandığımızda) ilk çalıştırılabilir SQL komutumuzla birlikte bir transaction açılır, bu sonlanınca otomatik olarak yeni bir transaction açılır, yeni transaction'un içine gireriz. SQL Server'da bu böyle değildir. Komutlar, kendi içlerinde atomiktir. Yani biz "BEGIN TRANSACTION" komutuyla yeni bir transaction oluşturmazsak, her komut ayrı transactionlar halinde çalışır, SQL komutları birbiri ardına işlenir, ve rollback ile geri alınamaz. Gördüğünüz gibi, bu kadar basit bir durum için bile, en yaygın iki DBMS arasında çok ciddi bir farklılık var. Bu yüzden oracle kullanacaksak Oracle'ın, başka bir veritabanı kullanacaksak onun "Transaction Management" gibi temel konularını öğrenmek zorundayız. Bunları birbirine eşdeğer olarak varsayamayız. Onbinlerce sayfalık dökümantasyonlar da bu yüzden var zaten.
● Bir transaction, aşağıdaki durumlarda sonlanır:
1- Bir COMMIT veya ROLLBACK komutu girilmesi: Bu komutlara ve çalıştırıldığında neler olduğuna daha sonra göz atacağız.
2- Bir DDL komutu (create, drop, rename yada alter) çalıştırılması: Mevcut transaction, DDL komutu çalışmadan önce ve sonra otomatik olarak COMMIT edilir ve yeni bir transaction başlatılır. Bunun iki anlamı var: a) Bir DDL komutu girdiğimizde hata almış da olsak, daha önceki transaction'ımız commit edilmiş olacaktır. b) DDL komutları rollback ile geri alınamaz.
3- Kullanıcının serverla bağlantısının kopması: Bu durumda transaction geri alınır(rollback).
4- Kullanıcı prosesinin anormal şekilde sonlanması: Bu durumda transaction geri alınır.
5- Kullanıcı bağlantısının normal şekilde sonlanması: Bu durum kullanılan uygulamaya göre değişir. SQL*Plus'da mevcut transaction commit edilir. Bazı uygulamaların bu konuda konfigürasyonu vardır, ona göre hareket eder. Uygulamalar, bağlantıyı koparmadan önce mevcut transaction'u mutlaka commit veya rollback etmelidir.
● Commit, transaction içinde işlemen komutların, yapılan değişikliklerin kalıcı hale getirilmesi demektir. Oracle'da, bir transaction başladığında, çalıştırılan komutlar ve etkileri diğer kullanıcılara yansımaz. Diğer kullanıcılar her zaman son commit edilmiş tutarlı veriyi görür. Transaction ile yapılan değişiklikler Data Buffer Cache'e ve redo log'lara yazılır, orjinal veriler ise undo log'lara yazılır. Commit edildiğinde, memory'deki redo log'a commit bilgisi eklenerek, redo log buffer disk'e (redo log dosyalarına) flush'lanır. Bu işlemden sonra fiziksel bir hata dışında (diskin uçması) ne olursa olsun, verimiz commit'lenmiş demektir ve artık rollback ile geri alınamaz. Row'lar üzerindeki locklar bırakılır ve transaction sonlanır. Tüm kullanıcılar artık sadece yeni veriyi görebilir. Daha sonraki ilk çalıştırılabilir SQL komutuyla yeni bir transaction başlatılır.
● Commit, çok kısa süren bir işlemdir. transaction içinde değiştirilen veri yoğunluğuna ve transaction'ın ne kadar uzun sürdüğüne bağlı değildir.
● Rollback, transaction içinde yapılan değişikliklerin iptal edilmesi, geri alınması demektir. Fakat bu yanlış anlaşılmasın, diğer kullanıcılar zaten orjinal veriyi görüyordu. İptal edilen bizim oturumumuzda, bizim transaction'ımızın yaptığı değişikliklerdir. Rollback, bunları hiç yapılmamış gibi iptal eder ve mevcut transaction'u sonlandırır. Rollback komutu girildiğinde, undo bufferdaki bilgiler data buffer'a yazılır. Dolayısıyla, üzerinde değişiklik yapılan veri ne kadar büyükse rollback o kadar uzun sürer. Rollback'in tamamlanma süresi commit'ten fazladır.
● Statement level rollback, SQL komutlarının kendi içinde atomik olması demektir. Bir SQL cümlesi, birden fazla row'da değişikliğe sebep oluyorsa, ya hepsi değiştirilir ya da -bir hatayla karşılaşılması durumunda- hiçbiri değiştirilmez. Bu tür operasyonun otomatik olarak geri alınmasına statement level rollback denir. Bu Oracle tarafından otomatik olarak gerçekleşiyor, bizim elle herhangi bir komut girmemile değil. Örneğin, bir UPDATE komutu 1000 satırı birden update'liyorsa, 600. satırda "Constraint Violation"dan dolay hata almışsak önceki 599 satır da otomatik olarak geri alınır, güncellenmiş halde kalmaz. Bunun gibi, bir komuttan dolayı trigger çalışmış veya prosedür çağrılmışsa, bir hata durumunda o komutun bütün etkileri geri alınır.
● Resumable Transactions, bazı şartlarda bazı hatalardan dolayı yarım kalan transaction'umuza devam edebilmemiz anlamına gelir. Bu şu şekilde olur: Büyük boyutta data ekleyecek veya değiştireceksek, önce o transaction'u resumable olarak belirlersek, transaction içindeki değişiklik enasında 1- Out of space condition, 2- Maximum extents reached condition, 3- Space quota exceeded condition durumlarından biri olursa (kısaca kota aşımı durumu) transaction hata verip işlemi geri almak yerine belirli bir süre bekler. O beklerken kotanın arttırılması gibi olayı kısıtlayan neden ortadan kaldırılırsa işlemini kaldığı yerden tamamlar. İşte bu duruma resumable transaction denir.
● Savepoint nedir? Savepointler, transactionların içinde dönüş noktaları belirlememizi sağlar. Yani, herhengi istemediğimiz bir değişiklik olduğunda eğer bazı noktalara savepoint koymuşsak, bütün transaction'u rollback yapmak zorunda kalmaz, istediğimiz savepoint'deki duruma dönebiliriz. Savepoint ile ilgili kısım workshop'ta eksik kalmıştı, onun yerine ufak canlı bir egzersiz yaptım. Umarım anlatıma yardımcı olur:
-- sqlplus'ı nolog opsiyonuyla başlattık.
C:\Documents and Settings\bilall>sqlplus /nolog
-- sqlplus açılacak fakat otomatik olarak login olmayacak.
SQL*Plus: Release 10.2.0.1.0 - Production on Cmt Tem 7 23:18:33 2007
Copyright (c) 1982, 2005, Oracle. All rights reserved.
-- tcell kullanıcısıyla linux makinesindeki instance'ımıza bağlanıyoruz.
SQL> connect tcell/tcell@linux
Baland².
-- dil ayarı türkçeymiş. ıyyk. ingilizce olarak değiştiriyoruz.
SQL> alter session set nls_language='AMERICAN';
Session altered.
SQL> drop table t; -- t diye bir tablo varsa kaldır.
Table dropped.
-- varchar2 tipinde bir "name" kolonu olan t tablosu oluşturduk.
SQL> create table t(name varchar2(20));
Table created.
-- "bilal" diye bir kayıt ekledik. transaction'umuz burda başladı.
SQL> insert into t values('bilal');
1 row created.
SQL> savepoint sp1; -- "sp1" diye bir savepoint oluşturduk.
Savepoint created.
SQL> insert into t values('tonguc'); -- "tonguc" diye bir kayıt daha ekledik.
1 row created.
SQL> savepoint sp2; -- "sp2" diye bir savepoint oluşturduk.
Savepoint created.
SQL> insert into t values('mert'); -- "mert" diye bir kayıt daha ekledik.
1 row created.
SQL> savepoint sp3; -- "sp2" adında bir savepoint daha oluşturduk.
Savepoint created.
-- "bilal" kayıdını "osman" olarak değiştirdik.
SQL> update t set name='osman' where name='bilal';
1 row updated.
SQL> select * from t; -- tablomuzdaki son durum beklediğimiz gibi.
NAME
--------------------
osman
tonguc
mert
SQL> rollback to sp2; -- "sp2" noktasına dönüyoruz.
Rollback complete.
SQL> select * from t; -- tablomuza bir bakalım.
NAME
--------------------
bilal
tonguc
SQL> rollback to sp3; -- şu anda "sp3" noktasına dönmeye çalışıyoruz.
rollback to sp3 -- fakat biz "sp2" noktasına döndüğümüzde artık"sp3" tanımlı değil.
* -- o ilerde kaldı. yapmaya çalıştığımız roll forward aslında,
ERROR at line 1: -- ve böyle birşey yok. hata aldık.
ORA-01086: savepoint 'SP3' never established
SQL> insert into t values('ozay'); -- "ozay" diye bir kayıt daha ekledik.
1 row created.
SQL> savepoint sp1; -- "sp1" adında bir savepoint oluşturmaya çalışıyoruz.
-- "sp1" zaten mevcuttu, hata almadık, fakat "sp1"in
Savepoint created. -- üzerine yazılmış oldu. eski "sp1" noktasını kaybettik.
SQL> update t set name='hasan' where name='tonguc'; -- bir değişiklik daha yapıyoruz.
1 row updated.
SQL> rollback to sp1; -- sp1'e dönüyoruz. bakalım hangi noktaya dönecek.
Rollback complete.
SQL> select * from t; -- tabloya baktığımızda son yazdığımız sp1'e döndüğünü görüyoruz.
-- tam da dediğimiz gibi.
NAME
--------------------
bilal
tonguc
ozay
SQL> rollback; -- bütün transaction'u rollback yaptık. transaction'umuz sonlandı.
Rollback complete.
SQL> select * from t; -- tabloya bir bakalım:
no rows selected -- kayıt yok :)
SQL> disconnect;
Disconnected from Oracle Database 10g Express Edition Release 10.2.0.1.0 - Production
Download Code
● Autonomous Transaction'lar, transaction'ların içinde bağımsız transactionlar olması demektir. Aşağıdaki şeyler otonom olarak tanımlanabilir:
1- Stored procedure or function
2- Local procedure or function
3- Package
4- Type method
5- Top-level anonymous block
Örneğin, transaction'ımızın içinden, otonom tanımlanmış bir procedure çağırdığımıza, o prosedür sonlanmış ve kendini commit etmişse, biz rollback dediğimizde onun etkileri geri alınmaz. Tam olarak anlatamadım sanırım, basit bir örnekle göstereyim:
C:\Documents and Settings\bilall>sqlplus /nolog -- sqlplus'ı nolog modda açıyoruz.
SQL*Plus: Release 10.2.0.1.0 - Production on Paz Tem 8 00:06:03 2007
Copyright (c) 1982, 2005, Oracle. All rights reserved.
SQL> connect tcell/tcell@linux -- kullanıcımıza bağlanıyoruz.
Baland². -- upps, dil ayarı türkçeymiş :)
-- dil ayarını ingilizceye çeviriyoruz.
SQL> alter session set nls_language='AMERICAN';
Session altered. -- oh bee :)
SQL> drop table t;
Table dropped.
-- içinde bir int değeri olan t adında bir tablo oluşturduk.
SQL> create table t(id int);
Table created.
SQL> insert into t values(1); -- t'ye "1" değerini ekledik.
1 row created.
-- bu, otonom olarak tanımladığımız PL/SQL bloğumuz.
-- t tablosuna "2" değerini ekliyor ve
-- commit ediyor. bu commit, bizim daha önceki transaction'umuzu commit'lemedi.
-- otonom transactionlar tamamen bağımsızdır, devam eden bir transaction
-- durdurularak içinde yeni bir transaction açılır gibi düşünebiliriz.
-- sonlandırdık, ve kodumuzu çalıştırdık.
SQL> DECLARE
2 PRAGMA AUTONOMOUS_TRANSACTION;
3 BEGIN
4 insert into t values(2);
5 COMMIT;
6 END
7 /
PL/SQL procedure successfully completed.
SQL> select * from t; -- baktığımızda tablomuzda 1 ve 2 değerleri var.
ID
----------
1
2
SQL> insert into t values(3); -- "3" diye bir değer ekledi.
1 row created.
SQL> select * from t; -- tablomuzdaki manzara şaşırtıcı değil.
ID
----------
1
2
3
SQL> rollback; -- canımız sıkıldı, rollback yaptık.
Rollback complete.
SQL> select * from t; -- bakalım tablomuza neler oldu:
ID
----------
2
-- göründüğü gibi, kendi transaction'umuzun etkileri geri alındı,
-- fakat commit edilmiş otonom transaction'un eklediği değer geri alınmadı.
SQL> disconnect;
Disconnected from Oracle Database 10g Express Edition Release 10.2.0.1.0 - Production
Download Code
● Son olarak, two-phase commit mekanizmsı anlatıldı. Bu da, farklı makinalarda değişikliğe neden olan distributed transactions durumlarında, iki makinanın birbirine paralel olarak commit etmesi demektir. Commit komutu verildiğinde, birinde commit olmuşsa, diğeri de commit olmuş demektir. Herhangi birinde hata alınırsa diğeri de rollback edilir. Ya ikisi de gerçekleşir yada hiç gerçekleşmez. Transaction'un bütünlüğü korunur.
Mert Bey'in güzel sunumu bunları içeriyordu. Sunumun 2. gününde de çok zevkli bir workshop oldu, bu konsepti Mert bey hazırladığı örneklerle canlı canlı gösterdi :) Sunumu bu linkten indirebilirsiniz, fakat workshop'daki kodları yayınlama şansım olmadı. Yine her zamanki gibi, bu sunumla yetinmemenizi, başta Concepts Guide ve Tom KYTE'ın "Expert Oracle Database Architecture" kitabının 8 ve 9. chapter'ları olmak üzere, diğer kaynakların "Transaction Management" ve "Redo/Undo Internals" konularını takip etmenizi öneririm.
Günün iğrenç espirisi:
Osman: (Stajın 4. günü olmasına rağmen bir türlü bilgisayarı gelmeyen Hakan'a) Abi, bilgisayarın gelmiş, hayırlı olsun...
Hakan: Yok abi daha gelmedi yaa...
Osman: Olm sana görünmez bilgisayar göndermişler baksana :))
|