Merhaba, yine uzun bir aradan sonra staj günlüğüme yazmaya devam ediyorum. Bu, serinin 12. yazısı olacak ve konumuz Ertürk'ün yaptığı partitioning sunumu.
Turkcell'deki stajımızın sonuna yaklaşıyoruz yavaş yavaş, son haftalarda da gayet yoğun projeler üzerinde uğraşıyorduk herbirimiz. Dolayısıyla yazmaya vaktim olmadı. Stajın benim açımdan (ve sanırım Yazlım Geliştirme departmanındaki diğer arkadaşlar açısından da) çok keyifli geçtiğini söyleyebilirim. Hepimiz uzun soluklu, gerçek projelerde yer aldık ve kod yazdık. Eğitici sunumlar yaz boyunca devam etti, ediyor. Ve en güzeli de buradaki üst düzey yöneticilerimizle sohbet toplantılarımız oluyor ve onlar da bizimle tecrübelerini paylaşıyorlar. Gerçekten çok keyifli herşey. Burada öğrendiklerimiz ve özellikle yöneticilerimizle sohbetlerimiz binlerce dolar vererek bile kazanılamayacak tecrübelerdi. Turkcell Türkiye'nin en büyük ve en gelişmiş platformarından birine sahip ve böyle bir platformda çalışma, proje geliştirme, analiz yapma imkanını başka bir şekilde veya her zaman bulamazsınız.
Bu imkanları bize sağlayan, staj dönemini keyiflendirerek hem Turkcell'e hem de stajyerlere çok büyük katkıda bulunan bu süreci destekleyen herkese (başta Tonguç abi olmaz üzere) teşekkür ediyorum. Neyse şimdilik bu kadar yeter, stajın sonuna doğru daha romantik (:P) şeyler yazmaya devam ederim nasılsa :) Biz Oracle'a dönelim, sonuçta Kategori olarak Oracle yazdık bu makaleyi :)
Ertürk'ün parititoning sunumu üzerinden çok zaman geçti, ama hala gözümün önünde sanki :) Ben eğitim odasında kapının önünde, Ertürk'ün sağında oturuyordum. Sunuma da tekrar göz atınca oldukça fazla yazacak şey çıktı yine.
Öncelikle Ertürk'ün sunumunu buradan indirebilirsiniz. Sunumu ve aşağıda "Links & References" bölümğnde verdiğim linkleri gözden geçirerek en azından başlangıç seviyesinde bir çok şey öğrenebilirsiniz.
• Partitioning'de de esas amaç her zamanki gibi performans :) Mantık "Divide
& Conquer" (Böl ve fethet)'e dayanıyor. Tabloları partition'lara ayırarak, verileri bir ilişkiye göre gruplayarak, performanstan kazanmak mümkün. Ama elbette belirli koşullarda. Performanstan kazanmanın yanında bir amaç daha var, o da yönetimi kolaylaştırmak. Tabloların yönetimini partitionlarla kolaylaştırmak mümkün. Daha ilerde bahsedeceğimiz Oracle'ın partition'lar için sunduğu çok esnek imkanlar var.
• Partitioning daha çok Datawarehouse'larda kullanılabilecek bir özellik. Çünkü OLTP sistemlerde zaten az müktarda veri okunur ve genelde indexler yardımıyla veriye zaten hızlı şekilde ulaşırız. Fakat OLAP sistemlerde Full Table Scan(FTS)'ler havalarda uçuşur :)) Bütün tablolar okunarak işlenir, ki bunalr zaten büyük tablolardır. Bizim ihtiyacımız olan bilgiye partitioning yardımıyla çok daha az disk okumasıyla ulaşabiliriz.
• Partitioning tipleri var. Bunlardan bir tanesi Range Partitioning.
Mantık çok basit, veriyi belli değer aralıklarına göre gruplamak, bunları farklı partitionlarda saklamak. Örneğin, tarihe göre, her senenin versini farklı bir partition'da tutmak gibi. Bu sayede sadece bir kısım veriye ihtiyacımız olduğunda bütün tabloyu okumaktan kurtulmuş, sadece ihtiyacımız olan partition'ı okumuş oluruz. Bu tür, iş mantığına uyması açısından güzel.
• Range partitioning'de bir MAXVALUE değeri vermemiz gerekiyor, çünkü her partition belli bir range'e düşmesi lazım.
• Bir diğer tür de Hash Partitioning. Bunda da kullanılan bir hash fonksiyonuna göre veri gruplanıyor. Bu şekilde de okumak istediğimiz verinin kriterini aynı hash'ten geçirerek hangi partition'dan okuaycağımızı anlayabiliyoruz(daha doğrusu Oracle bunu anlayıp hızlı bir şekilde veriyi önümüze getiriyor).
• List partitioning de ise hangi değerlerin hangi partition'a düşeceğini kendimiz liste alinde belirliyoruz. Bu biraz daha custom bir uygulama.
• Composite partitioning ise, Range ile ayrılan partition'lar içinde birlikte list veya hash partitioning'in de kullanılmasıdır. Bunlara subpartition denir.
• Partition edilmiş tablolarda local indexler ve/veya global
indexler olabilir. Local indexler, her partition'ın kendi içindeki indexidir. Global index ise, bütün partitionları yani bütün tabloyu kapsayan indexlerdir. İkisinin de kullanım alanları farklıdır, örneğin partition'lı bir tablo üzerindeki primary key index'i global ve partition'sız olmaz zorunda.
• Tablolar gibi indexler de partitionlanabilir. Aynı mantıkla, index'i de belli değerlere göre gruplamış oluyoruz partition'layarak.
• Partitioning, çok faydalı, güzel bir özellik fakat doğru kullanılmadığından çok ciddi sorunlara ve performasn kayıplarına da neden olabiliyor. Partitioning de Oracle'ın sağlamış olduğu güzelliklerden bir tanesi. Bu konuda temel düzeyde bilgi sahibi olup bunu da alet çantamıza atmakta fayda var :) Çünkü çok özel ihtiyaçlar için çok özel çözümler olabiliyor. Bunları önceden kestirmek, bilmek ve uygulamak önemli.
Ertürk'ün sunumundan notlarım da bu kadardı.
Hepinize iyi çalışmalar.
|